A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: Domain\Archives::$description_meta

Filename: controllers/Archive.php

Line Number: 42

Backtrace:

File: /var/www/app/turk-pa/vendor/monolog/monolog/src/Monolog/ErrorHandler.php
Line: 164
Function: call_user_func

File: /var/www/app/turk-pa/application/controllers/Archive.php
Line: 42
Function: handleError

File: /var/www/app/turk-pa/index.php
Line: 325
Function: require_once

Kırgızistan Cumhuriyeti Cogorku Keneşinin Başkanı Sayın Ahmatbek Keldibekovun Konuşması. - Turk-PA.org
Saturday, 04 December 2021, 01:58:53 — Baku (UTC+4)
Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi

Kırgızistan Cumhuriyeti Cogorku Keneşinin Başkanı Sayın Ahmatbek Keldibekovun Konuşması.

09.12.2013 11:29

Sayın Başkan!

Sayın mevkidaşlar, bayanlar ve baylar!

Müsaadenizle Kırgızistan Cumhuriyeti Parlamentosu heyeti adına hepinizi selamlıyor ve Türkçe Konuşan Devlet Başkanları 8. Zirvesi döneminde Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın N. Nazarbayevin insiyatifi ile oluşturulan Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi II. Genel Kurulunun davetlerine göre teşekkürlerimi belirtmek istiyorum ve ayrıca, bu toplantının yüksek düzeyde düzenlenmesine göre şükranlarımızı ifade ediyoruz.

TÜRKPA bu oturumu eski Sovyet ülkelerinin 20 yıl önce bağımsızlık elde etmelerinin ve dünya birliğine tam üye olarak dâhil olmalarının yıl dönümüne ithaf etmiştir.

31 Ağustos 1991 tarihinde Kırgızistan Parlamentosu bağımsızlık bildirisini kabul ederek bağımsız ülkeye dönüşmüş ve çok eski tarihinin yeni aşamasında kendi gelişme yoluna başlamıştır. 1992 yılında devletçiliğin temel sembolleri olan bayrak ve arma kabul edilmiştir. Önemli olay - Kırgızistanın ilk bağımsızlık anayasasının kabul edilmesi 5 Mayıs 1993 yılında gerçekleşti. O günden beri bizim ülkemiz Kırgızistan Cumhuriyeti, onun yüksek yasama organı ise Cogorku Keneşi olmuştur. 10 Mayıs 1993 tarihinde bizim Cumhuriyetimiz eski Sovyet mekânında kendi yeni ulusal para birimini (Som) kabul eden ilk ülkelerden biri olmuştur. Böylece, Kırgızistan Cumhuriyeti hukuki ve fiili bağımsız devlet oldu.

Yeni devlet ağır ve karmaşık ortamda kurulmuştur. Ülkemizin tarihinin yeni aşamasında hızlı gelişimi için gerekli ön koşullar mevcut değildir. Sovyet döneminde kurulan tüm ekonomik ilişkilerin kesilmiş, neredeyse tüm sanayilerin durdurulmuş olması ülkemizde derin ekonomik krize dönüşmüştür. Tüm bu süreçler nüfusun yerleşim düzeyine olumsuz etki göstermiş ve onun keskin şekilde azalmasına neden olmuştur.

Kısaca Kırgızistan kritik bir durumdaydı. Bundan dolayı ülkenin ekonomik ve siyasi yapısında reform gerçekleştirmek gerekli duruma gelmişti.

O dönemde ülke yönetimi, kamu yönetimi, siyasi yapı, ekonomi, sosyal hizmet, kültürel ve tamamı sosyal hayatın tüm alanlarında reformların uygulanmasına karar vermiştir. İktidarın yeni yapısı demokratikleşmeye göre oluşmuştur. Gerçek anlamda Cumhuriyette söz ve din özgürlüğü sağlanmış, çok sayılı partiler ve sivil toplum kuruluşları mevcut olmuştur.

Ama ne yazık ki, yapılan reformlar yaşam düzeyinin standartlarını artırmadı ve Kırgızistan Cumhuriyeti vatandaşlarının gelişimini tatmin edemedi. Buna göre biz yerleşim Seviyesi yüksek olan çok ülkelerden geride kaldık.

Reformlara rağmen, devlet yapısının ve devlet yönetimin yapılanma sürecini sekteye uğrattık.

Hâkimiyet insanlarla münasebette baskı göstermeye ve vatandaşların hak ve özgürlüklerine engel koyup, güç göstermeye başlamıştır. Sonuçta halk iki kez iktidara karşı güvenini yitirmiş ve onun istifasını talep etmiştir.

2010 yılı ülkemizin yeni tarihinde milletin demokratik denemesi, umutları ve iyimserliği dönemi gibi özel bir yere sahiptir. Nisan ayında insanlar kitlesel protestoları ile ülke Başkanını istifaya ve onu ülkeyi terk etmeye zorladılar. Haziran ayında ülkenin güneyinde Ayrılıkçılar ve bölücüler etnik çatışmayı neden oldular. Maalesef, helak olanlar ve mağdurları vardı. Ve bu ağır noktada da bizim millet provokasyonların, düşmanlığın ve nefretin oluşmasına fırsat vermeden, kendi dayanıklılığını ve bilgeliğini gösterdi.

Bu trajik olayların üzerinden bir yıl geçti ve bugün Cumhuriyetimizdeki durum istikrarlaşmaya, çatışma tarafları arasında diyalog ve ilişkilerin restorasyonunu, evlerin ve diğer nesnelerin yeniden düzenlenmesini sağlamaktadır.

Bununla birlikte, ben halkımıza ve Türkçe konuşan ülkelerin devlet başkanlarına, Kazakistan ve Türkiyeye söz konusu olaylar sırasında desteğe ve insani yardıma göre derin şükranlarımı sunmak istiyorum.

Dediğim gibi geçen yıl sadece zorluk ve mücadele değil, ayrıca umutlar ve iyimserlik yılı olarak tarihe yazıldı. 2010 yılının Haziran ayında yapılan halk oylaması sonucunda Kırgızistanda mevcut olan geçmiş sisteme benzemeyen yeni hükümetinin oluşumuna göre anayasa kabul edildi.

Şimdi Cogorku Keneş hükümeti ile birlikte ülkenin iktisadi ve sosyal durumuna göre sorumludur. Sadece ona göre ki, parlamento çoğunluğundan bakılmaksızın, Yüksek yasama organını yansıtır.

Dolayısıyla geçen yılın Ekim seçimlerinde koalisyon hükümeti ile yeni Joqorku Keneş şekillendi. Böylece, Kırgızistanda tüm yasal yetkiler yaratılmıştır. Bugün tüm alanlara harcanan güç gelecekte istikrarın artmasına, yaşam seviyesinin yükselmesine ve iyileşmesine odaklanmıştır. Belirtmek isterim ki, Parlamento Cumhuriyeti olarak, ilk adımlar atmak kolay değildir. Bizim parlamentarizmdə birikimimiz olmayıp ve kamuoyunun ona umutları yüksek olup, fakat şimdi bazı kurumlar arasında hoşnutsuzluk yaşanıyor. Bunlara rağmen, insanlar ve toplum çalışırlar ki, seçtikleri yolu esas tutarak, gelişmeye nail olsunlar.

Bugün Kırgızistan çok devletler ve uluslararası kurumlar için cazip ve dünya birliğinde onun hakkındaki fikir olumlu yöne değişir. Başta Türkçe konuşan devletler olmak üzere, ekonomik kurumlar ve yatırımcılar tarafından bizimle işbirliğine hazırlık gösterilmiştir.

Sanayi tesislerinin, otomasyonların, su-elektrik santrallerinin, Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolunun inşa edilmesi, doğal kaynakların korunması ve zenginleştirilmesi gibi ve diğer projelerin hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Bu etkinlikte konuşma yaparak ülkemizin komşu ve uzak ülkelerle ilişkileri meselesine değinmek isterim.

Demek istiyorum ki, Kırgızistanda iktidarın değişmesine rağmen, ülkemizin dış politikası değişmemiştir. Seçilmiş kapsamlı işbirliği, komşuluk ilişkileri, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde aktif yer almak halen izlemiş olduğumuz yoldur. Bugüne kadar bizim herhangi bir devletle çatışmamız ve sorunumuz olmamıştır.

Fırsattan yararlanarak, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiyeden olan Meclis Başkanları-mevkiidaşlarım bu yılın Ekim ayında yapılacak BM’nin 65. Genel Kurulunda Kırgızistanın 2012 2013 yılları için BM Güvenlik Konseyine daimi olmayan üyesi seçiminde adaylığını destekleyeceğinize inanıyorum. Sanırım, bizim ülkenin aktif dış politikası, bölgedeki bazı sorunların çözümünde, özellikle de Afganistandaki durumun çözülmesinde ve Orta Asyanın güvenliğinde ve çevrenin küresel sorunlarında katılımı, bu tür prestijli uluslararası örgütün bir parçası olmasına izin vermektedir.

Şunu da belirtmek isterim ki, ülkemiz TÜRKPA’nın gelecek etkinliğinde aktif ve güvenilir katılım yapmayı planlıyor. Bununla birlikte Kırgızistan Cumhuriyeti Cogorku Keneşi Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesinin III. Genel oturumunu Mayıs-Haziran 2012 tarihlerinde ülkemizin başkenti Bişkekte geçirmeye hazır olduğunu ifade ediyor.

Sayın Katılımcılar!

20 yıllık bağımsızlık döneminde cumhuriyet tarihi bir yol katletmiştir. Değişiklikler sonucunda Kırgızistan tanınmaz derecede değişti. Bugün bu bir dinamik gelişen bir sivil toplum, aktif çok partili sistemi, siyasi bakışın çokluğu ve pazar ekonomisi olan bir devlettir. Kırgızistan halkının geleceğe iyimser bakmak için tüm üsleri mevcuttur.